Battlefield Bad Company 2, close beta izlenimleri « Hengame.net
Son Yazılara Bir Göz Atın:
Battlefield Bad Company 2, close beta izlenimleri

Uzun hikayenin kısası, 20 güne yeni bir Battlefield oyunumuz oluyor.

Uzun kısma geçersek;

Battlefield serisinin 9. oyunu Battlefield Bad Company 2,  mart ayına çıkıyor.  9. oyuna ne ara geldiler bende bilmiyorum ama yapımcı EA olunca o kadar da şaşırmamalı insan (her sene FIFA,NBA çıkarmalarını bir yana bırakırsak, NFS serisinde kaç oyun çıktı sayabilen oldu mu?).

Battlefield Bad Company, 2008 yılı yazında çıkmıştı ve sunduğu en önemli özellik, savaş alanında çevrenin (binalar, ağaçlar, elektrik direkler vs.) zarar görebilir olmasıydı. Duvarlar yıkılıyor, ağaçlar devriliyordu. Tabii ki çevrenin ilk zarar gördüğü oyun değildi fakat bunu multiplayer oyun tarzında en iyi verebilen oyundu.  Hemen belirteyim; bu özellik aynı şekilde devam etmekte (hatta daha başarılı bir biçimde) ve ilk oyunun aksine, bu sefer kendisini PC’de de oynayabileceğiz (Playstation 3 ve Xbox 360 platformlarının yanı sıra).

Yapıların aldıkları hasara ufak bir örnek


Neyse, tarih dersinden kaçınıp elimizdekine geri dönelim.

Battlefield, Bad Company 2.

İlk olarak singleplayer kısmında ne var ona bakalım; röportajlar ve yayınlanan oyuniçi videolardan anladığımız kadarıyla ikisi de birbirinden sorunlu ve arıza takım arkadaşlarımız  er  Terrance Sweetwater ve er George Gordon Haggard Jr, disiplinli ve her daim duruma hakim çavuş Samuel D. Redford ve biz er Preston Marlowe gene beraberiz. İlk oyundan hatırlamayan arkadaşlar için; oyunda Bad Company, Amerikan ordusunda yer alan kafadan sakat ya da ağır ceza almış zat-ı muhteremlerin yer aldığı ve cephenin en önünde,en umutsuz görevlere gönderilen takımı oluyor. Yani sürekli aksiyon ve bol bol geyik muhabbeti. Yapımcılardan Patrick Bach, oyunun 10 saatlik singleplayer’a sahip olacağını söylemekte. Açıkçası bence de oldukça kısa, fakat bu noktada isimdeki Bad Company kısmından ziyade, Battlefield kısmına odaklanmamız daha iyi olacaktır. Yani, multiplayer kısmına.

Multiplayer olarak şu an elimizde sadece close beta deneyimlerimiz bulunmakta. Bu da demek ki sadece bir harita, grafikler ve oynanabilirlikle ilgili bir ton kısıtlama ve tonla bug.

Fakat “bir harita kısmı“ hariç, hayır. Öncellikle grafik ve oynanabilirlik bakımdan şu ana kadar yer aldığım bütün beta oyunlardan daha sorunsuzdu ve oyunda herhangi bir bug’a rastlamadım. Bu (özellikle birçok oyunun bir sürü bug ile yarım yamalak piyasaya sürüldüğü düşünüldüğünde) oldukça güzel ve oyun için gelecek vaat etmekte.

“Bir harita” kısmı ise biraz ilginç. Bad Company 2’de harita sistemi, klasik multiplayer harita sisteminden oldukça farklı. Şöyle ki, normal bir multiplayer oyununda sınırları belli bir haritamız vardır ve yeteri miktarda puan yada alanı kazanıp haritayı bitirir ve yeni bir haritaya, yeni bir oyuna geçeriz. Bad Company 2’de ise diğer Battlefield oyunlarına nazaran daha ufak bir haritada oyuna başlıyoruz. İki noktayı ele geçirmeli, patlayıcıları yerleştirmeli ve havaya uçurmalıyız. Saldıran taraf olduğumuzdan zırhlı araçlara sahip olmak gibi avantajlara da sahibiz. Buraya kadar her şey normal. Fakat bu iki noktayı ele geçirdiğimizde harita genişliyor ve saldırmamız gereken iki yeni nokta çıkıyor. Böylece gerek haritaya giriş noktamız (re-spawn noktamız yani) gerekse de çatışmanın gerçekleştiği nokta haritada daha ileri bir noktaya taşınıyor. Bu iki noktayı aldığımızda çatışma bir kez daha 2 yeni hedefle daha ileri taşınıyor fakat ufak bir farkla; bir haritada düşman hattının içine ilerledikçe savunanların ellerindeki araçlar da (zırhlı araçlar, helikopterler vs.) gittikçe iyileşiyor. Böylece siz ilerledikçe daha güçlü bir savunma ile karşılaşıyorsunuz. Bunun birçok artısı bulunmakta; ilk olarak çatışma noktaları sürekli değişmekte, böylece haritanın aynı yerinde aynı çatışmaları yaşamamış oluyorsunuz. İkinci olarak elinizdeki araçlar ve coğrafi avantajlar-dezavantajlar değişmekte. Üçüncü olarak oyuncuların diğer Battlefield oyunlarında olduğu gibi koca bir haritada dağılmamasını, çatışmaların daha dar bir alanda daha çok oyuncuyla gerçekleşmesini sağlamakta. Bu da daha yoğun bir çatışma hissi sağlamakta. Oyunda ilk etapta 7 harita olacağından böylece elimizde 21 farklı harita var diyebiliriz. Tabii Battlefield serisine ait diğer oyunlarda olduğu gibi sabit ama çok büyük haritalarda geçen klasik oyun çeşitleri de bulunmakta.

Hazır harita demişken çevrenin zarar görmesine gelelim. Bu gerçekten önemli çünkü atmosfer bu sayede tavan yapmakta. Yıkılan duvar ve binalar, devrilen ağaçlar ve ortalığın sürekli toz duman içinde olması. Bu sayede Operation Flashpoint gibi savaş simülasyonlarında dahi olmayan tarzda bir atmosfer söz konusu oyunda. Tabii bu hengamede düşmanı görmek de, hayatta kalmak da zor olabiliyor. Sonuçta bir tanktan kaçarken bir binaya sığınmak eskisi kadar güvenlide değil.

Oyunun genelinde ortalık toz duman ve alevler içinde


Hayatta kalmak konusunda ise genellikle üç kurşuna yerdesiniz. Diğer Battlefield serilerine nazaran ölmeniz daha kolay. Bu yüzden Medic sınıfının şu anda bu konuda çokta bir işe yarar durumu bulunmamakta (Biz ağır makineli tüfek taşıdığı için tercih ediyoruz o ayrı). Ama sahip olduğu klasik med-packlerin yanı sıra elektroşok cihazı dahi taşıdıklarına bakılırsa bu durum oyun çıktığında değişecek gibi gözüküyor.

Sınıf konusunda da bir klasik olarak 4 farklı sınıftan birini oynayabiliyoruz; Assault (saldırı tüfekli piyade), Engineer (araç tamir eden ve SMG’nin yanı sıra roketatar sahibi arkadaş), Medic (kara gün dostu, ayrıca ağır makineli tüfek taşıyor bu arkadaş) ve Recon (uzun namlulu dürbünlü tüfek sahibi zat, nereden kimin ateş ettiğini anlamadığınız zamanlar sövdüğümüz kişiler yani ). Bu sınıf meselesi aslında baya önemli. Çünkü oyunda kendimizi oynadığımız sınıf ile aldığımız sınıf puanları (score) ile geliştirebiliyoruz. Yani diyelim ki siz bir Recon olarak oynamaktasınız. Bir tank vurduğunuzda 100 Recon score kazanıyorsunuz. Bu Recon Score daha iyi bir dürbünlü tüfek, daha uzağı daha net gösteren bir dürbün gibi Recon sınıfına ait silah ve özellikleri almanızı sağlıyor. Bu sebepten dolayı eğer daha iyi silah ve teçhizata sahip olmak istiyorsanız oyunda kendinize bir sınıf seçip çoğunluk onunla oynamanız gerekmekte. Bu sınıf puanlarının toplamı olan total score ise oyunda rütbe atlamamıza ve bütün sınıfların sahip olduğu pompalı tüfek, tabanca gibi ekipmanlarda daha iyi modellerini kullanabilmenizin yanı sıra daha fazla sağlık, kullandığınız zırhlı aracın daha güçlü bir zırha sahip olması gibi özellikler almanızı sağlıyor. Bu durumun dezavantajı ise eğer casual bir oyuncu iseniz deneyimli oyuncuların silah ve ekipman bakımından sizi katlamaları, o oyuncuların deneyimleri de avantajı hesaba dahil edildiğinde, biraz can sıkıcı olabiliyor.

Şanslı bir atış


Hazır silahlardan söz etmişken araçlardan ve teçhizatlardan da söz edelim, zira bu konuda seçeneklerimiz yeteri kadar geniş. 42 silah, 4’ü helikopter ve 2’si deniz taşıtı olmak üzere 14 taşıt. Silahlar için tiplerine göre dürbün, susturucu, namlu altı havantopu gibi geliştirme seçenekleri…

Alternatifleriyle karşılaştırıldığında ise Operation Flashpoint 2 gibi bir savaş simülasyonu ya da Modern Warfare 2 tarzında oldukça sınırlı bir alanda geçen bir FPS değil. Operation Flashpoint’in gerçekçiliğinden ve araç kullanma tarzından biraz alın, yanına da Modern Warfare 2’nin aksiyonundan bolca ekleyin. Unutmadan, Modern Warfare 2’ye göre başka bir avantajı da dedicated server desteği sunması, yani oyuna sabit bir server’da bulunan bir oyuna bağlanabiliyorsunuz, bir oyuncunun host olduğu değil. Bu da bağlantı hızını ve bağlantının stabil olmasını direkt etkiliyor.

Özet olarak multiplayer’da klasik bir Battlefield oyunun verdiklerinin (büyük savaş alanları, taşıt kullanabilme, 32 oyunculu oyunlar) yanı sıra daha iyi bir atmosfer ve daha çok aksiyon veren bir oyun Bad Company 2.

Ha, unutmadan; NFS için cevap 14…




  1. It‘s quite in here! Why not leave a response?